Nasıl mı? Koyu fenerbahçeli Bilal Okumuş’un yazısını dikkatle okuyunuz;
Bir Fenerbahçeli Nasıl Utanır?
Ben Fenerbahçeliyim. Fenerbahçe’yle doğdum Fenerbahçe’yle büyüdüm. Küçükken stada gider saatlerce süren kuyruklara girerdik. En büyük rakibimiz hep Galatasaray oldu. Yendik, yenildik. Bazen ezdik. 3-0′dan 4-3 mü dersiniz, 5lik maçlar mı…Fenerbahçe transfer yaptı, Galatasaray cevap verdi. Hep bir rekabet sözkonusu. En yakınlarımdan Galatasaraylı olan vardı.
Tatlı tartışmalar, zevkli atışmalar da oldu. Kızdık da kızdırıldık da. Fark yediğimiz Aydınspor maçında da rezil olduğumuz Avrupa maçlarında da asla utanmadım. Sarı-Lacivert renklerden gurur duydum hatta.
6-0 Yendik, 5-1 yenildik. Belki yarın 10 atarız, 8 yeriz bunlar da sorun değil.
Bir Fenerbahçeli kaleci dayak yiyince utanır. Pendikspor’a yenilince değil. Bir Fenerbahçeli duayen Abdullah Çevrim dayak yiyince üzülür. Engin Verel dayak yiyince de, Cemil Turan gibi efsane de. Geçer sandım. takımda Türk olmayınca utandım. Eskiden 2 Mirkoviç vardı. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Elinoğlu 2 Ahmet, 2 Mehmet alırken takıma bizde 2 Mirkovic vardı. Uche vardı, 2 Mirkovic, Moşe, Mustafa Doğan derken takım sadece yabancı olmuştu. Herşey vardı, ruh yoktu. Gene aynısı oldu. Kaleci hariç. Sağbek Önder Belçika vatanadaşı ve milli takımında. Solda Carlos, ortada Lugano ve Edu. Orta alanda sağda Colin Kazım yanına Maldonado ve Aurelio solda ise Vederson. Önlerinde Alex ve ileride de Kezman. Appiah da ortalarda yok. Siz söyleyin bu takımdan kim ne beklesin? Kim anlar “Fenerbahçe’m benim biricik sevgilim” tezahüratını. Aziz Başkan yabancı sayısının serbest olmasını istiyor hala. İşte gene utanıyorum.
Basketbol Milli Takımı’nın en iyi kadrosunu en kötü şekilde yöneten Tanjevic başımızda. En güvendiğimiz oyuncumuz gerçek Fenerli İbrahim Kutluay kutsal vatandaşlık görevi askerlikten kaçmak için Yunanistan’a kaçıyor. Hadi Tümer Metin’i anladık onun hayatı sözünden dönmek ve kaçmak üzerine kurulu da İbo senden beklemezdik. Gene utanıyorum.
Bayanlar basketbol maçına gidiyorum. Bu sefer utancımdan yerin dibine giriyorum. Bayanlar maçında, küçücük pırlanta gibi kızlara küfrediliyor. Aziz Yıldırım ise ev sahipliği ruhuna aykırı şekilde, hele ki baş tacı edilmesi gereken kızların maçında küfüre engel olmuyor. Siz basında yazanlara bakmayın, bütün maç özellikle Esra Şencebe’ye çok ağır küfür edildi. O Esra Şencebe çok değil bundan bir kaç sene önce sarı-lacivertli forma için ter döküyordu. Aziz Yıldırım durmuyor. Daha da ileri gidiyor Galatasaray’ın yöneticileri Ahmet Dedehayır ve Yiğit Şardan’ın üzerine yürüyor. Taraftarı galeyana getiriyor. Orada bir linç hadisesi olsa bunun hesabını kim verecek? Aynı serinin üçüncü maçında Galatasaray taraftarı münferit küfür etti diye Adnan Polat salonu terketmişti.
Bu sefer sadece utanmıyorum. Utancımdan yerin dibine giriyorum. Yazıklar olsun diyorum. Esra Şencebe başta olmak üzere kızlara o küfürleri edenler Fenerlilerse ben değilim.
Bir cümle de duayen Mehmet Baturalp’e ayırmak istiyorum. Sen duayensin. Sen yılların basketbol adamısın. Sen taraflı sunamazsın. Sen şakşakcı ve tetikçi olamazsın. Ama oldun bir kere. Seni görünce bir daha elini öpmeyeceğim Mehmet Abi.
Ben utanmak istemiyorum. Ben Fenerbahçe’mden zaferlerle, tezahüratlarla ağlamak istiyorum. Biz Türkiye’nin en köklü ve güçlü camialarından birisi olarak bunu hakediyoruz.
Son olarak ben 45 senelik Fenerbahçeli olarak, öncelikle Esra Şencebe’den sonrasında bayan basketbolculardan ve Galatasaraylı yöneticilerden özür diliyorum.
Kaynak: Medyacorner.com